Florür: Ölümüne mi içiyoruz?

Flouride-Florürlü SuDiş macunları, gargaralar, bir takım hazır gıdalar, antibiyotikler ve dahası şebeke suyunda karşımıza çıkan florür(fluoride) aslında alüminyum imalat ve nükleer sanayinin atık ürünü olan ‘sodyum florür’den başka bir şey değildir.

Yenilebilir, organik bir çeşit çözünmeyen tuz olan ve hem kemik hem de dişlerimizi güçlendiren kalsiyum flora fosfat ile akalası yoktur. İsim benzerliği sadece bildiğiniz zehiri allayıp pullayıp çocuklarımızın diş macunlarına kadar sokanların işine yaramıştır. Sodyum Florürü üreten firmalar öyle kuvvetli lobi çalışmaları yapmışlardır ki günümüzde pediyatrik hekimler 9 aylık bebeklere dahi sodyum florür damlası reçete eder hale gelmişlerdir.

Sodyum Florür suda çözülen bir zehirdir. Renksiz, kokusuz ve tatsız olması sebebiyle de fare ve haşere zehirinde kullanılan ve hatta panzehiri olmayan bir zehirdir. Sodyum Florür diş macunundan ve şebeke suyundan başka nerelerde kullanılır diye merak ediyor olursanız: Sarin sinir gazı, Anti-Depresan Prozak benzeri pek çok psikiyatrik ve uyuşturucu etkisi olan ilaçlarda karşımıza çıkmaktadır.

Diş fırçalayan çocukDüşünüyorum da, Sodyum Florür’ün gerçekte bir zehir olduğunu bilse acaba kaç ebeveyn minicik çocuğuna ‘diş çürüklerini’ önleyeceği safsatasına inanıp bu maddeyi verir? Yapılan bağımsız araştırmalar artık gerçekleri ortaya koymaktadır. Örneğin Dr. J. Yiamouyiannis 40.000 çocuktan iki senede toplanan ham verileri incelemiş ve sodyum florürün diş çürümelerine karşı bir başarı SAĞLAMADIĞI sonucuna varmıştır.1

Tüm yaş grupları içinde hiç şüphesiz bebekler florür toksisitesine en açık olanlardır. Kiloca küçük oldukları için aynı miktardaki sudan, bir yetişkine kıyasla (kilo başına) % 400 daha fazla florür almış olurlar. Bebekler, daha fazla florüre maruz kaldıkları yetmezmiş gibi bir de yetişkinlere göre böbreklerindeki florürü dışa atmakta da daha az donanımlıdırlar. Sağlıklı bir yetişkin sindirim yoluyla sodyum florürün % 50’sini dışarı atabilmekte iken bu miktar bebeklerde maalesef sadece %15-%20’lerdedir. Bebeklerine sodium florür damlaları veren, ya da anne sütü yerine florürlü sularla hazırlanan bebek mamalarıyla bebeklerini besleyenlerin bu gerçekleri bilmeye hakkı yok mu sizce? Sodyum Florür’ün zararlarını araştırıp, teyid eden pek çok araştırma yapılmış ve sudaki florür seviyesi arttıkça florosiz hastalığının da doğru oranda arttığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanmıştır.2

Orta derecede Florosiz vakası

Orta derecede Florosiz vakası

Bütün holistik sağlıkçıların ve önleyici hekimlerin de üzerinde hemfikir olduğu konu artık, Sodyum Florür’ün kümülatif bir toksin olduğudur. Bu toksik birikim elbette zamanla çok daha büyük sağlık sorunlarına dönüşebilir. Dişlerdeki florosiz estetik bir rahatsızlık gibi görünüp sizi çok ürkütmeyebilir ancak kemiklerinize de aynı etkisinin olabileceğini gözardı etmeyin. Eklem ağrıları, kireçlenme, iskelet florosizi aslında birer florür birikimi ve toksitidesi sonucu olabilir.

Bugün bilimsel araştırmaları okuyup incelediğinizde florür birikiminin yol açtığı pek çok muhtemel hastalık ya da sağlık sorununu kendiniz de görebilirsiniz. Nedir bu sorunlardan bazıları : Düşük IQ seviyesi,Dr. Phyllis 1995 yılında yaptığı bir çalışma sonucu florürün çocukların IQ seviyesinin düşmesinde etken olduğuna inanmaktadır. 3 Kireçlenme, Bunama, Kas Rahatsızlıkları, Kemik Sorunları ve Hassasiyeti, Bozuk Tiroid fonksiyonları, kurşun emilimini artışı, ciddi göz bozuklukları ve daha belki de henüz ispatlanmamış başkaca hastalıklar.

Florür kullanmayı durduran bazı ülkelere ait veriler:

  • Japonya’da 1970’lerden beri sularda florür yok denecek seviyededir ve yine artan şeker tüketimlerine rağmen diş çürüklerinde azalma var.
  • Küba’ da 1990’dan beri şebeke suyuna florür EKLENMEMEKTEDİR ve 1997 Mart’ında yapılan ölçüme göre diş çürükleri ciddi oranda AZALMIŞIR.
  • Hollanda’da Tiel şehrinde 1973’de sulara florür eklenmesi durdurulmuştur ve 1993’de yapılan araştırma diş çürüklerinde azalma göstermiştir.

Florür ToksinAyrıca unutulmaması gerekir ki şebeke suyuna florür kattığınız zaman kimin ne kadar florüre maruz kaldığını da asla kontrol edemez hale geliyorsunuz. Kimi insan günde 1 bardak su içer kimisi 10 bardak içer.. o zaman kim ne kadar florür alıyor nasıl bilinebilir? Kaldı ki florür artık o kadar beklenmedik yerlerde karşımıza çıkıyor ki, kullandığınız tavadan tutun da içtiğiniz ilaca kadar vücudumuza yükledikçe yüklüyoruz bu toksik maddeyi

Diş çürüklerini önlemenin zehirli su içmekten ya da diş macununa mikrop öldürecek diye zehir eklemekten çok daha doğal ve sağlığınızı tehdit etmeyecek yöntemleri var elbet. Neden kimse bunlardan bahsetmiyor anlamak mümkün değil ama ben bu konuda payıma düşeni yapayım istedim ve evde hazırlanabilecek bir kaç alternatif diş temizleme karışımı tarifi vermeyi görev bildim.  Bu linkten tariflere ulaşabilirsiniz.

Özetle diş çürüklerini tedavi etmek için ya da önlemek için florürlü su içmek ya da florürlü diş macunu kullanmak senelerdir inandırıldığımız kadar da etkili bir yöntem değil. Florürün Florür Zehirdirvarsa bile olumlu etkisi, birikiminin yarattığı sağlık sorunları çürütülmeye başlanmış olumlu etkisini gölgede bırakacak kadar çoktur. Diş ve kemik sağlığı için öncelikle sağlıklı doğal beslendiğinizden emin olun. Unutmayın sağlık besinlerinizle başlar. Ağız hijneyini de ihmal etmez iseniz zaten sabah akşam florürlü su içip vucudunuzda zehir biriktirmenize gerek kalmaz. Halkı sağlıklı beslenmek ve ağız hijyeni konusunda bilinçlendirip eğitmek yerine ‘iyisi mi suya zehir koyalım sorun çözülsün’ tarzında bir yaklaşım sağduyu sahibi herkesi elbette rahatsız eder. Elbette zamanla daha fazla insan şu soruları soracaktır: bu florürü kim üretir, kim pazarlar, kim belediyelere bu zehiri hangi ‘ikna edici’ kabiliyetleriyle satabilir?

Siz siz olun, sağlığınızı kendi ellerinize alın. En kıymetli hazineniz sağlıkla aldığınız nefestir ve bence sağlığınızı politik malzeme yapmamak için bireysel olarak elinizden ne geliyorsa yapın.

Referanslar 

1-. Yiamouyiannis, J.A. “Water Fluoridation and Tooth Decay: Results from the 1986-87 National Survey of U.S. Schoolchildren”, Fluoride, 23, 55-67, 1990

2-Prevalence of dental fluorosis in relation with different fluoride levels in drinking water among school going children in Sarada tehsil of Udaipur district, Rajasthan. Sarvaiya BU, Bhayya D, Arora R, Mehta DN.

3-“Neurotoxicity of Sodium Fluoride in Rats”, Mullenix, P.Neurotoxicology and Teratology, 17 (2), 1995).

 

This entry was posted in Genel, Holistik Beslenme and tagged , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply