Kimyasal Zehirlenmeden Arınmak İçin Bütüncül Öneriler

İster solunum yoluyla isterse de deri yoluyla kimyasal gaza, pestisit gazına ya da tozlara maruz kalındığında zararlı toksinler, ve hatta evde yoğun kullanılan kimyasal temizlik malzemeleri bile zamanla vücudumuzda birikmektedirler.

Her daim ağız maskeleriyle dolaşamayacağımıza göre düzenli olarak detoks kürlerini uygulamakta uzun vadede fayda vardır. Hele ki son zamanlarda yaşananlar ve ufak yaştaki çocukların dahi çeşitli kimyasallara maruz kaldığını düşünürsek bu detoks yöntemlerini bilmek hepimiz için gereklilik halini aldı. Bu toksinler özellikle karaciğerlerimizde tıkanıp kalmakta ve zamanla hem başka hastalıklara davetiye çıkartmakta hem de bizi genel anlamda dirençsiz kılmaktadır. Bu yazımızda kimyasal zehirlenmelerin etkilerini azaltma yöntemleri ve vücudumuzu hak ettiği optimum seviyede çalışabilsin diye nasıl destekleyeceğimizi değerlendireceğiz.

Beslenme:

Mümkün olduğu kadar organik ve doğaya dost yöntemlerle yetiştirilmiş sürdürebilir gıdalarla beslenmeye özen gösterin. Yüksek lifli besinler detoks ve genel anlamda da karaciğerlerin toksinlerden temizlenmesi için yararlıdır. Tavsiye edilen gıdalar başlıca: kahverengi pirinç, fasulye, arpa, mercimek, yulaf ezmesi, pancar, havuç, ıspanak, sarımsak, soğan, badem, brezilya fıstığı, muz, limon, üzüm, hurma, ve sade, organik yoğurt ve keten tohumu olarak sıralanabilir. Kısa, periyodik oruçlar da toksisiteyi azaltmak için tavsiye edilebilir, örneğin haftanın belirli günleri sadece meyve ve sebze suları içmek son derece faydalıdır.
Beslenmenizde dikkat edilmesi gereken bir diğer unsur da kimyasal toksiditenin daha da çabuk giderilebilmesi ve vucudu susuz bırakmamak için günde 6-8 bardak su içmek gerekliliğidir. İçtiğiniz çayları kahveleri bu sayıya eklemeden, mümkünse doğal kaynak suyu şeklinde 6-8 bardak su içtiğinizden emin olun.

Çiçek Özleri: Duygusal şok veya travma için en kuvvetli çiçek esansları Akyıldız soğanı ( tükürük otu diye de bilinir –latince: Ornitholagum umbellatum) ve yaban elması (latince: Malus sylvestri) büyük üzüntü ve sok yaşayanları teskin etmekde çok faydalıdır. Esansları koklanabilir ferahlatıcı etkisinden faydalanılabilir.

Hidroterapi: Kimyasal zehirlenmeler ya da pestisitlerin yol açtığı deri ve solunum yoluyla maruz kalınan toksitide için bir banyo küvetini doldurup içine bir bardak kadar soda ve bir bardak da Epsom tuz ya da deniz tuzu koyup su sğuyana kadar yarım saat su içinde bekleyebilirsiniz. Bu yöntemle sıcaklık toksinleri çekecek ve su soğumaya başlarken de toksinler deri gözenekleri yoluyla dışa çekileceklerdir. Bu yöntem kemoterapi gören hastalara kemoterapiniin olumsuz etkisini azaltmak için de en sık başvurulan yöntemdir. Saunaya gidebilecek imkanı olanlar kimyasal zehirlenmenin etkilerini azaltmak için sık sık sauna banyoları da yaparlarsa çok faydasını göreceklerdir.

Gıda takviyesi: Koenzim Q10 güçlü bir antioksidandır ve aynı zamanda bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmakta yardımcı olur ve dokulara oksijen taşınmasında etkendir.Protein harici bu vitamini alabileceğiniz gıdalar brokoli ve ıspanakdır. Eğer hap şeklinde almak isterseniz günlük 50-100 mg alabilirsiniz.
C vitamini, bağışıklık sistemini destekler ve yine antioksidan özellikleri vardır, dolayısyla toksinlerin atılmasına destek olur. Doktorunuza danışarak, bölünmüş dozlar halinde, günde 1,000 ila 10,000 mg (veya daha fazla) alınabilir. Düşük dozlarda başlayıp bağırsaklarınızın toleransına gore dozu arttırabilirsiiz. 5000mg dan fazla dozda başlamayı düşünüyorsanız mutlaka bir sağlık danışmanına başvurmanızda fayda vardır.
E vitamininin de antioksidan özellikleri vardır ve günlük 400 ila 800 IU alınabilir.
Süperoksit Dismutaz (SOD), Bioflavonoidler, sarımsak kapsülü, organik ham karaciğer özü, balık ciğeri yağı, ve protein takviyeleri vücudu hep dirençli tutmak ve iyileşme hızına yardım edecek takviyelerdir. Aktif kömür de yine tüm zehirlenme durumlarında en sık kullanılan takviyedir, bütün yabancı maddeleri yüzeyinde kitleyip vücuttan dışarı taşıma özelliği vardır. Hekiminize danışıp 3-6 tablet kadar alabilirsiniz.

Şifalı Bitkiler:

Karaciğer hücrelerinin yenilenmesi için ve vücuttaki atıkların temizlenmesini hızlandırıp kolaylaştırmak maksadıyla kullanılabilecek pek çok şifalı ot vardır. Pek çok klinik çalışma ve araştırma kimyasal toksinlere maruz kalındığında bostan otunun karaciğere yardımcı ve çok etkili olduğunu göstermiştir. (Bostan Otu-uslu kenker ya da meryemana dikeni – ing: milk thistle – latin:Carduus marianus )

Meyan kökü (İng: Licorice, Latin: Glycyrrhiza glabra) karaciğere en faydalı bitkilerden biridir ve vücuttan toksinlerin atılmasında destek olur. Bostan otu ile birlikte kullanıldığında son derece etkili bir arınma karışımı elde edilmiş olur. Meyan Kökü nispeden tatlıdır ve içimi de kolaydır. Yarım tatlı kaşığı kadar meyan kökü tozunu 1 cezvede 10 dakika kaynatıp çay gibi tğketebilirsiniz. Günde iki kupa bu şekilde hazırlanmış çayı içmeniz toksinlerin atılmasında büyük fayda sağlayacaktır.

Bostan Otuna gelince hem karaciğerin işlevini destekler hem de vücudu toksinlerden arındırır. Özellikle akşam kullanıldığında etkisini daha çok gözterir ve Meyan Kökü ile birlikte tüketimi tavsiye edilmektedir. Toz halinde olanı günde 2 yemek kaşığı (30mg kadar) yemeklerin üstüne bile serperek alınabilir. Eğer tabletlerini almayı tercih ederseniz 280-420mg lık tüketimi toksinlerden arınmak için yeterli dozdur. İçeriğinde silymarin olan hapları tercih edin çünkü Bostan Otunun aktif maddesi silymarindir. Bostan otunun faydasını göstermesi için vücutta birikimi ve düzenli kullanımı esastır, bilinen bir toksik yan etkisi olmadığı için de uzun vadede kullanımı güvenlidir, ve hatta tavsiye de edilir.

Karahindiba (İng: Dandelion, Latin: Taraxacum officinale) Geleneksel tıpta, karahindiba kökü ve yaprakları karaciğer sorunları tedavi etmek için yüzyıllardır kullanılmaktadır. Kızıldereli’ler cilt problemleri, mide ekşimesi ve iltihabı, ve böbrek hastalıklarını tedavi etmek için haşlanmış karahindiba kullanırlardı. Geleneksel Çin tıbbı, bunların yanısıra apandisit ve anne sütünü çoğaltmak için de karahindiba kürleri uygulamaktadır. Kuru yapraklarından 2 tatlı kaşığı kadar bir kupaya koyup üstüne sıcak su ekleyip kendi buharında 6-7 dakika demlendirip çay gibi içebilirsiniz. Aynı şekilde kuru köklerinden de çay hazırlayabilirsiniz. Eğer hap şeklinde takviye almak isterseniz doktorunuza danışıp 500mg lık tabletlerden günde 2-3 kez ya da doktorunuzun önerdiği şekilde kullanabilirsiniz.

Kimyasal zehirlenmelere karşı bir başka sık kullanılan kür ise eşit miktardaki meyan kökü, kara hindiba(sigil otu) ve bostan otu özütlerini karıştırıp ( alkol ya da yağda çözeltisi olabilir) günde 3 kez birer tatlı kaşığı (5ml) kadar almaktır. Bu 3 ot birbiriyle son derece uyumlu çaşılan toksin temizleyici bileşenlere sahipdir.

Sarsaparilla mükemmel bir kan temizleyicidir ve birçok zehirli maddenin toksik etkilerini gidermek için kullanılır. Kürünü hazırlamak için 3 tatlı kaşığı kadar sarsaparilla kökünü 3.5 bardak kadar suda kaynatın ve altını kısıp 15 dakika kadar kaynatmaya devam edin. Soğuyunca süzün ve 3 eşit parçaya bölüp gün içinde 3 seferde için. Eğer alkolde ya da yağda çözeltisini kullanmak isterseniz bir bardak suya 30-50 damla kadar damlatıp yavaş yavaş içebilirsiniz.

Kimyasal zehirlenmelere karşı bağışıklık sisteminizi güçlendirmek ve toksinlerden arındırılmasına yardımcı olmak için kullanabileceğiniz doğal yöntemler başlıca bu kadardır. Tekrar etmek isterim ki, bitkisel kürlerin ve gıda takviyelerinin dozajları mutlaka uzman hekim tarafından onaylanmalıdır. Bitki Bilimi her ne kadar geleneksel tıpta her zaman sentetik ilaçlara karşı etken bir alternatif olduysa da bütün bitki, mineral ve vitaminlerin yan etkileri ve etkileşimleri vardır ve gözardı edilmemelidir.

Sağlıklı, temiz havalı bol oksijenli günler dilerim.

This entry was posted in Alternatif Tedaviler, Şifalı Bitki Kürleri and tagged , , , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply