Romatoid Artrit için Tamamlayıcı Tedavi Kürleri

Romatoid artrit (RA), normal şartlar altında enfeksiyon ve hastalıklarla mücadele eden bağışıklık sisteminin vücudu hedef alması durumudur, yani bir otoimmun hastalığıdır. RA hakkında daha detaylı bilgi ve beslenme önerilerini yazdığımız bir önceki yazımıza  bu linkten ulaşabilirsiniz. Mevcut bilimsel araştırmalara göz attığımızda RA için Fitoterapi, Aromaterapi, Ayurveda ve Çin Tıbbı gibi alternatif doğal yöntemlerince önerilen pek çok doğal/bitkisel tedavi yöntemlerinin umut verici sonuçları belgelediğini görürüz. Bu yazımızda holistik sağlık açısından RA tedavi yöntemlerini paylaşıyoruz zira araştırmalara göre RA gibi kronik ağrılı hastalıklardan muzdarip olan insanların büyük çoğunluğu konvansiyonel yöntemler yerine alternatif tedavi yöntemlerine yönelmektedirler. Bir veriye göre; Amerika’da artrit hastalarının %90’ına yakınının tamamlayıcı bitkisel tedavilere başvurduğu tahmin edilmektedir1.

Bazı NSAID'lerin Kimyasal YapısıRomatoid artrit hastalarında batı tıbbına göre konvansiyonel hekimlerin sıklıkla tercih ettiği ilaçlar Steroidal olmayan anti-enflamatuar ilaçlardır, yani NSAID’lardır.

Neden doğal yöntemleri tercih edeyim, ben zaten ilacımı alıyorum ve ağrılarım hafifliyor diyenleriniz olacaktır. Bu soruya yanıt verebilmek için size Steroidal olmayan anti-enflamatuar ilaçların kimyasını ve vücutta nasıl sentezlendiğini anlatmam gerekecek. Birkaç tıbbi terim sizi bunaltabilir, katlanın ve okumaya devam edin bence. NSAID’ler vücutta prostaglandinlerin (PG) üretimini azaltarak siklooksijenaz (COX) enziminin baskılanmasına yol açarlar ve bu da RA hastalarına ağrıda azalma olarak yansır. Bazı NSAID’ler ise Ancak asıl inflamasyonda etkili olan Lökotrien (LT) üretiminde görevli lipoksijenaz enzimine hiç etki etmedikleri için LT üretimi baskılanmaz. Bir de bu COX enzimine daha detaylı bakalım isterim, ne işe yarar bu enzim? Vücudumuzdaki esas enzimlerden biri olan COX’un başlıca görevleri:

  • mide mukozasını korumak,
  • böbrek kan akımını düzenlemek,
  • trombosit agregasyonu kontrol etmek.

Her üç işlev de homeostaz için son derece önemli görevlerdir ve NSAID’lerin baskıladığı COX enzimi haliyle bu görevlerini de yerine getiremez olur. Bunların neticesinse NSAID kullananları ne gibi yan etkiler bekler derseniz:  Gastrointestinal yan etkiler en önemli yan etkileridir. Prostaglandin baskılanmasından ötürü mide mukozası hasarı kaçınılmazdır. Hatırlarsanız trombosit agregasyonunda önemli görevi de vardı COX enziminin, baskılanması halinde gastrointestinal hastalığın mide kanamasıyla sonuçlanma ihtimali de işte bu sebeple olur. Nefrotoksisite yine ciddi yan etkilerden biridir, kalp, karaciğer ve böbrek hastalarının NSAID kullanmaları akut böbrek yetmezliğine davetiye çıkarmak anlamına gelir. Başka yan etkileri nelerdir: döküntüler, çınlama, başağrısı, hebatit, trombosit işlevlerinde yavaşlama/ azalma. Hatta bazı deneylerde NSAID verilen deneklerde eklem kıkırdağında bozulma dahi saptanmıştır2.

NSAID kullanımının riskleri ve RA’nın  kronik bir hastalık olduğu ve bu tip ilaçların uzun süreli kullanılması gerektiği düşünüldüğünde tamamlayıcı tedavi yöntemlerinin ilk hedefi hastayı NSAID bağımlılığından kurtarmak veya dozunu azaltmaya yönelik olmuştur. İşte bu amaçla da pek çok araştırma yapılmış ve umut verici bulgular elde edilmiştir. RA için önerilen tamamlayıcı tıp tedavileri içinde hastalığı tedavi ettiği veya gerilettiği bilimsel olarak belgelenmiş herhangi bir kür veya ilaç olmamasına rağmen ağrı yönetiminde başarıyla kullanılabilecek pek çok alternatif yöntem bilimsel çalışmalarla belgelenmiştir. Klinik bulgular doğrultusunda pek çok farklı bitki incelenmiş ve ağrı yönetiminde son derece olumlu sonuçları kayıt altına almıştır. Şunu da belirtmek gerek ki tamamlayıcı tedaviler ile ilgili araştırmalar ancak son yıllarda yapılmaya başlanmış olduğu için klinik bulgularla tespit edilen faydaların bilimsel olarak ispatı elbette zaman alacaktır. Üstelik bitkisel ve doğal tedavi araştırmalarının modern ilaç firmalarının da baskısıyla yeterince destek görmediğini de unutmayalım.

Çuha Çiçeği – Oenothera biennis Çuha çiçeği yağı yüksek miktarda gama linolenic asit (GLA) içerir ki bunun da daha az inflamasyona yol açan PG (PGE1) üretimine yol açtığı bilinmektedir ve yine aynı zamanda LT üretimini de baskılayarak inflmasyonu kontrol altında tutar. RA hastalarında GLA ve EPA takviyesinin NSAID’lerin yerini alıp alamayacağının tespiti için 49 hasta üzerinde yapılan uzun süreli bir araştırmada yüz güldüren sonuçlar elde edlmiştir. Henüz hafif evrede olan RA hastaları 3 farklı gruba ayrılmış ve biri plasebo grubu olmak üzere diğer iki gruba ya sadece çuha yağı (540mg GLA) ve ya hem çuha yağı hem de balık yağı karışımı verilmiştir.(450mg GLA artı 240 mg. EPA, EPA yağ asitleri daha az inflamatuar olan PG ve LT üretiminde zemin oluşturmaları açısından bu araştırmaya dahil edilmiştir.) 12 ay süresince devam eden çalışmada ayrıca 3 aylık ek süre ile uzatılmış ve bu 3 ay boyunca tüm gruplara sadece placebo verilmesiyle de sonuçlar tekrar değerlendirilmiştir. 12 ayın sonunda tek başına GLA veya GLA + EPA takviyesi alan grubun NSAID kullanımı placebo grubuna kıyasla kayda değer oranda düşmüştür, 3 aylık sadece placebo uygulaması sonucunda ise diğer iki grubun ağrılarında geri dönüş kaydedilmiştir. Bu araştırma göstermiştir ki GLA ve EPA kullanımı bazı RA hastalarında ilaçlara olan bağımlılığı ortadan kaldırabilmekte veya azaltabilmektedir. Araştırma ekibi, hastalığın seyrini değiştirici veya tedavi edici etkileri olmasa da, yan etkileri kanıtlanmış kimyasal ağrı kesicilerin yerine kullanımının tavsiye edilebileceğini belgelemişlerdir3.

Çuha çiçeği başka araştırmalara da konu olmuştur. Örneğin bir başka çalışmada RA hastalarına günlük 540mg GLA’ya tekabül edecek şekilde 6 g. çuha çiçeği yağı verilirken plasebo grubuna ise sadece 6gr zeytinyağı verilmiş ve her iki grub da 6 ay boyunca gözlemlenmiştir. Çuha çiçeği alan hastaların sabah tutulmalarında önemli ölçüde azalma kaydedilirken, zeytinyağ alan hastalarda sabah tutulmalarında bir fark kaydedilmemiş olmasına ragmen ağrılarında (Ritchie articular index (AI)) önemli ölçüde azalma tespit edilmiştir. Bu bulgular  gama linoelik asitin olumlu etkisinin yanı sıra zeytinyağı kullanımının bile tek başına olumlu sonuçlar verdiğini sergilemek açısından önem arzetmektedir4.

Hodan – Borado officinalis Hodan, veya başka adıyla zembil çiçeği latince adıyla da Borago officinalis bitkisinin tohumundan elde edilen yağ da yüksek miktarda gama‐linoleik asit (GLA) içerir.  GLA’nın RA için doğal bir alternatif tedavi yöntemi olabileceği çeşitli araştırmacılarca incelenmiş ve yapılan bir çalışmaya göre 6 ay boyunca günlük 1.4 g GLA kullanan RA hastalarından %50’sinde ağrı ve eklem hassasiyetinde azalma kayıt edilmiştir. Plasebo grubundaki hastalara hodan tohumu yağı yerine pamuk yağı verilmiş ve kayda değer iyileşme oranı sadece %5 ile sınırlı kalmıştır (2). Bir başka araştırmada ise RA hastalarından placebo grubuna ayçiçek yağı verilirken denek gruba günlük 2.8 g hodan tohumundan elde edilen GLA verilmiş ve denek grubundaki hastaların %64’ünde hastalık belirtilerinde iyileşme rapor edilmiştir5.

Frenk üzümü – Ribes nigrum Yine GLA zengini olan frenk üzümü çekirdeği yağı araştırmasına göre 6 aylık bir çalışma süresince 34 RA hastasına 2.0g dozda GLA veya plasebo verilmiş ayrıca hastaların halihazırda kullandığı dozlarda NSADI veya kortikosteroid kullanımına da da izin verilmiştir. Çalşma sonucunda plasebo grubuna kıyasla GLA alan hastaların eklem hassasiyetinde önemli iyileşme gözlemlenmiştir6.

 Kapsaisin: Acı kırmızı biberde bulunan aktif madde olan kapsaisin topikal bir ağrı kesici olarak zaten uzun zamandır kullanılmaktadır ve piyasada kapsaisin içerikli doğal veya sentetik pek çok alternatif lokal ağrı kesici krem mevcuttur. Şiddetli diz ağrıları veya RA semptomları sergileyen bir grup hastaya 4 hafta boyunca günde 4 kere topikal % 0.025 kapsaisin içeren krem veya plasebo uygulanmış ve iki grup arasında farklar gözlemlenmiştir. Hastaların mevcut dozdaki NSAID kullanımına izin verilirken kortikosteroid diz enjeksiyonlarına izin verilmemiştir. Çalışma sonunca kapsaisin uygulayan hastaların %57’sinin ağrı skorlarında ciddi ölçüde azalma kaydedilmiş, bazı hastalarda ise yan etki olarak hafif yanma rapor edilmiştir7.

 Zerdeçal – Kurkumin Curcuma longa Zerdeçalda bulunan aktif madde kurkumin çok uzun zamandır anti-inflamatuar etkisi bilinen bir doğal besindir. Ayurveda tıbbı senelerdir zerdeçalı yüceltmiş ve sayısız hastalıkların tedavisinde kullanmıştır. Öyle ki Ayurveda’nın doğduğu topraklar olan Hindistan’da bugün kurkumin bazlı yara bandı dahi kolaylıkla bulunabilmektedir. Yapılan araştırmada hastalara günlük 1200mg kurkumin veya 300 mg Fenilbütazon verilmiş ve hem ilacı alan hem de kurkumin alan grupta eklem şişliği, sabah tutukluğu alanlarında iyileşmenin benzer olduğu tespit edilmiştir. Bu araştırma sonucu bize doğal alternatif bitkilerin de ağrı yönetiminde fenilbütazon gibi kimyasal ilaçlar kadar başarılı olduğunu sergilemek açısından önemlidir. Fenilbütazon ülkemizde de romatizma ve RA hastalarına sıklıkla reçete edilen bir NSAID’dir8.

Ayurvedik Kürler: Tamamiyle bitkisel kökenli olan RA-1 ayurvedik preparatın içeriğinde zerdeçal, zencefil gibi bilindik bitkiler ve ayrıca yerel Withania somnifera (ashwagandha), Boswellia serrata (gugulla) bitkileri içermektedir. Kronik RA hastalarına 4 ay boyunca placebo veya günlük 444mg RA-1 verilmiş ve araştırma süresince gerek görüldüğü hallerde doz arttırılmıştır. NSAID kullanımına hiç izin verilmeyen bu 4 ay boyunca sadece acil durumlarda ağrı kesici olarak 500 mg oral parasetemol kullanımına izin verilmiştir.  Araştırma sonunca RA-1 alan hastaların %50’sinden fazlasında eklem şişmelerinde azalma kaydedilmiştir9. Ayurveda çok kapsamlı bir sağlık sistemidir ve sadece ayurvedik ilaçlar değiş bütünsel iyileşme için insanın kendisine veya hastalığına uygun beslenme gerekliliğinin önemini de vurgular. Sağlık olması gerektiği gibi, bir bütün olarak ele alınır, fiziksel ve zihinsel bütünlüğe dikkat çekilir. Belki okuyanlar arasında ayurvedik preparatlara, tabletlere erişimi olanlar vardır diye düşünüp RA için bir kaç Ayurvedik öneri paylaşabiliriz ancak hatırlatmakta fayda var naturopatik doktora danışmadan bitkisel de olsa hiç bir karışımı kendi başınıza kür olarak uygulamayın. Bitkilerin de kimyasal bileşenlerinin yan etkilerinin ve etkileşimlerinin olabileceğini aklınızdan çıkarmayın.

Herbs and SpicesRA için başka Ayurvedik öneriler nelerdir10?

  • Simhanada guggulu- 350 mg. 1 tablet günde 3 kez
  • Chitrak adhivati – 200 mg. 1 tablet günde 3 kez
  • 1 fincan zencefil çayına 2 çay kaşığı hint yağı koyup akşam yatmadan önce içilebilir. Hint yağının antiinflamatuar etkisi vardır ancak laksatif bir yan etkisi olabileceği de unutulmamalıdır. Aynısı rezene tohumu çayıyla da yapılabilir.
  • Maş fasülyesini 3-4 gün boyunca filizlendirin ve her gün filizlenmiş maş fasülyesine 2 diş sarımsak ezin ve 2 kere 1 küçük kase tüketin.
  • 1 bardak kadar hardal yağının içine 10 gr kadar kafür ekleyip ısıtın ve kafür eriyince bu yağı ılık olarak ağrılı eklemlere masaj yapın. Kan dolaşımını ve inflamasyonu azaltmakta faydalı olacaktır.

 Aromaterapi ve RA: Antik çağlardan beri Mısır hiyeroglifleri, Çin Parşömenleri ve Ayurveda Tıp Metinlerinin hepsinde hekimlerin hastalarına uçucu esans yağlar uyguladığına dair pek çok ibare vardır. Ülkemizde de aromaterapi ile ilgili güzel araştırmalar yapılıyor. Örneğin İbrahim Tekeoğlu ve arkadaşları 2006 yılında yaptıkları bir deneyle çörek otu (nigella setiva) yağında bulunan thymoquinone fitokimyasalının labaratuar ortamındaki deneklerde RA belirtilerini azalttığını hem klinik hem de radyolojik olarak ispat etmişlerdir11.  RA hastaları saf uçuçu yağlar ve sabit yağlarla eklem ağrılarını hafifletmek için masaj yapabilirler. Soğuk kompres veye sıcak kompres her ikisi de hastanın durumuna göre uygun yöntem olabilir, bunu en iyi hasta kendisi belirleyecektir. Esans yağlarla tedavi her ne kadar bölgesel uygulama gibi görünse de uçucu yağların havaya yaydığı koku da hastayı olumlu veya olumsuz etkileyebildiği için yağ tercihlerini hastanın kendisinin yapması tedavinin başarısı açısından önemlidir. Hasta sıcak uygulamanın kendisine iyi geldiğini belirtiyorsa masaj yağına karabiber gibi ısı yükselten uçucu esans yağ veye soğuk uygulamayı tercih ediyorsa nane esans yağ kullanılabilir. Holistik tedavilerin her alanında olduğu gibi aromaterapi de terzi işi gibi kişiye özeldir. Kişinin tedavi yöntemini tam benimsemesi ve tedavinin bir parçası olması bütüncül sağlık için çok önemlidir. RA hastalarında kullanılabilecek belli başlı esans yağlar şunlardır:

Antienflamatuar Etkide Olanlar (enflamasyon/iltihap/yangı önleyici)-

  • Alman Papatyası – Matricaria recutita
  • Biberiye – Rosmarinus officinalis
  • Karabiber -Piper nigrum
  • Herdemtaze – Helichrysum italicum

Analjezik Etkide Olanlar (ağrı kesici)

  • Lavanta- Lavandula
  • Limonotu – Cymbopogon Myrcene
  • Nane- Mentha piperita
  • Türk Kekiği-  Origanum onites

Bu uçucu yağları seyreltmek için hangi sabit yağlar kullanılmalı derseniz, GLA zengini yağlar başta olmak üzere RA için kullanılabilecek yağlardan bazıları şunlardır:

  • Çuha
  • Frenk Üzümü
  • Hodan
  • Zeytinyağ
  • Susamyağı
  • Çörekotuyağı
  • Hintyağı

Arzu edenler bu sabit yağlar yerine aloe vera, doğal bitkisel saf kremler de kullanabilirler elbet. Unutmayın, tedavi edici özellikte, kaliteli uçucu yağlar son derece konsantre haldedirler ve çok güçlü etkiye sahiptirler. Seyreltmeden kullanılmamaları gerekir, zira pek çok uçucu yağın bir damlası bile cildi tahriş edebilmektedir. Seyreltme ölçülerine sadık kalarak kendi karışımızını hazırlayabilirsiniz.

Seyreltmekde temel kural şöyledir:

  •  30 ml kadar sabit yağ + 6 damla uçucu yağ = %1 yoğunlukta masaj yağı.

Bu oranı baz alarak 30 ml sabit yağ için 30 damla uçucu yağ, yani %5 yoğunluğa kadar çıkabilirsiniz. Daha da yüksek yoğunluktaki uçucu yağ karışımları ehil bir aromaterapist kontrolünde yapmanız gerekmektedir. Aromaterapist demişken, öyle hafta sonu kurslarıyla, sertifika programlarıyla aromaterapist olunmuyor elbette, Amerika, Avrupa ve Uzak Doğu’da bu alanlar için master ve doktora seviyesinde eğitimler olduğunu bilmenizi isterim. Yüksek lisans seviyesinde kimya, anatomi, fizyoloji, toksikoloji eğitimleri almadan aromaterapist olduğunu varsaymak başta insanın kendini kandırması ve maalesef ona güvenen danışanlarının da sağlığını tehlikeye atması anlamına gelir.

Çin Tıbbı RA için ne kullanıyor?  Tripterygium wilfodii Hook F kısaca TWH Çin’de yetişen bir bitkidir ve antik Çin Tıp metinlerinde sıklıkla konu edilmiştir. Günümüzde Çin’de eklem ağrıları tedavilerinde hala yaygın olarak kullanılmaktadır. Amerika ve Avrupa’da Çin Bitkileri üzerine uzmanlık yapmış holistik hekimlerce de sıklıkla kullanılmaktadır. Yapılan bir çalışmada 2  ay boyunca NSAID kullanıp sonuç alamamış hastalar seçilmiş ve bir gruba günlük 60mg. TWH kürü diğer gruba ise placebo uygulanmıştır. 3 ay süren çalışma sonucunda TWH alan hastalar plasebo ile karşılaştırıldığında tüm parametrelerde ciddi iyileşme sergilemişlerdir. TWH kullanan hastalarda, hassasiyet skoru, şişme vakaları, sabah tutukluğu ve kavrama gücü gibi parametrelerin tümünde ilk 4 haftada olumlu sonuçlar alınmış ve 3 ayın sonunda TWH kullanan hastaların %90’ında semptomlarda iyileşme kayıt edilmiştir12. Çin geleneksel tıbbı metinleri, aynı zamanda susam ve çörek otu tüketiminin de RA vakalarında ağrı ataklarını azalttığını yazmaktadır.

 tcmÖzetle, bilimsel çalışmalardan yola çıkarak GLA anti-inflamatuar hormon benzeri maddeler üretiminde rol oynamaktadır diyebiliriz. Araştırmalar göstermiştir ki frenk üzümü yağı ( % 6 GLA),  hodan tohumu yağı (% 9 GLA), çuha çiçeği yağı (% 2 GLA) veya balık yağı gibi takviyeler alan hastaların NSAID tarzı kimyasal ilaçları kullanımı azaltılabilmektedir. NSAID’lere kıyasla bu bitkisel preparatların hemen hemen hiç yan etkilerinin olmaması ve bazı çalışmalarda kıyaslandıkları kimyasal ilaçlara eşdeğer etkilerinin gösterilmiş olması artık batı tıbbının da bu doğal alternatifleri daha dikkatle değerlendirmesi vaktinin geldiğinin kanıtı niteliğindedir. Daha fazla araştırmalar yapılmalı, binlerce yıllık geçmişi olan Ayuveda ve Çin Tıbbı gibi ve hatta Anadolu halk reçeteleri de dahil pek çok halk reçetesi bilimsel olarak araştırılmalı varsa yan etkileri veya etkileşimleri daha dikkatle incelenmeli ve bu doğal alternatifler de artık hastaların sağlığı için kullanılmaya başlanmalıdır. Siz de hekiminize danışıp bu yeni araştırmaların da ışığında alternatif doğal tedavi yöntemleri, besinsel takviyeler veya aromaterapi karışımları sayesinde kimyasal ilaçlara olan bağımlılığınızı azaltabilirsiniz.

Sağlıkla Kalın

 

Referanslar:

  1. Rao J, Mihaliak K, Kroenke K, Bradley J, Tierney W, Weinberger M. Use of complementary therapies for arthritis among patients of rheumatologists.Ann Intern Med 1999; 131:409–16.
  2. http://www.ichastaliklaridergisi.org/managete/fu_folder/2013-01/html/2013-20-1-039-047.htm
  3. Belch JJF, Ansell D, Madhok R, O’Dowd A, Sturrock RD. Effects of altering dietary essential fatty acids on requirements for non‐steroidal anti‐inflammatory drugs in patients with rheumatoid arthritis: a double‐blind placebo controlled study.Ann Rheum Dis 1988;47:96–104.
  4. Brzeski M, Madhok R, Capell HA. Evening primrose oil in patients with rheumatoid arthritis and side‐effects of non‐steroidal anti‐inflammatory drugs.Br J Rheumatol 1991;30:370–2 (link http://rheumatology.oxfordjournals.org/content/30/5/370.full.pdf+html)
  5. Leventhal LJ, Boyce EG, Zurier RB. Treatment of rheumatoid arthritis with gammalinolenic acid. Ann Intern Med 1993;119:867–73.
  6. Leventhal LJ, Boyce EG, Zurier RB. Treatment of rheumatoid arthritis with blackcurrant seed oil. Br J Rheumatol 1994;33:847–52.
  7. Deal CL, Schnitzer TJ, Lipstein Eet al. Treatment of arthritis with topical capsaicin: a double‐blind trial. Clin Ther 1991;13:383–95.
  8. Deodar SD, Sethi R, Srimal RC. Preliminary study on antirheumatic activity of curcumin (diferuloyl methane).Indian J Med Res 1980;71:632–4.
  9. Chopra A, Lavin P, Patwardhan B, Chitre D. Randomized double blind trial of an Ayurvedic plant derived formulation for treatment of rheumatoid arthritis.J Rheumatol 2000;27:1365–72.
  10. Lad, V. (1998). The complete book of Ayurvedic home remedies (p. 130). New York: Harmony Books.
  11. Tekeoglu I,Dogan A, Demiralp L., Effects of thymoquinone (volatile oil of black cumin) on rheumatoid arthritis in rat models. Phytother Res. 2006 Oct;20(10):869-71.
  12. Tao XL, Ying S, Dong Yet al. A prospective, controlled, double‐blind, cross‐over study of Tripterygium wilfodii Hook F in treatment of rheumatoid arthritis. Chin Med J 1989;102:327–32.

This entry was posted in Alternatif Tedaviler, Genel, Pratik Reçeteler and tagged , , , , , , , , , , , , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply